Mavi Dünya
Pembe Dünya

‘Yazılar’ kategorisi için Arşiv

Leyleği havada gören Gülru

Cuma, 17 Eylül 2010
part time jobs from homeh3 class="post-title entry-title" style="text-align: center;"> Leyleği havada gören Gülru   Başlıktan da anlaşılacağı üzre gezmeyi çok seven Gülru Tatilin tadını farklı yerler görerek çıkarıyor.Elbette hiç birini hatırlamayacak ama çektiğimiz resimlerle en azından anlatacak öykülerimizi çoğaltacağımızı düşünüyorum.Gülru geçtiğimiz cuma teyzesinin üniversite mezuniyet törenindeydi.Sıcağa rağmen günün tadını çıkarmaktan vazgeçmedi.Bu arada ...
yazının devamı için tıklayın

Adım Adım Gülru…

Cuma, 17 Eylül 2010
Adım Adım Gülru...   Bir süredir tutunmadan ayakta durma çabaları bugün iki koltuk arasında yürümeyi başarmayla nihayetlendi.Allahım o nasıl bir mutluluk.Minicik şey güzel bir şey yaptığını farkedip bir de kendini alkışlıyor. Gülru'nun peşinde dolanmaktan geldiğim halleri yazmam yakındır. Dört aylık diş çıkarmış,on aylıkken yürümüş anne olarak kızımdan da bu beklenirdi:)Bu arada ...
yazının devamı için tıklayın

Hadi hadi…

Cuma, 17 Eylül 2010
Hadi hadi...   Minik kızım 21 Haziran itibariyle on aylık oldu.Birlikte çok keyifli zamanlar geçiriyoruz.Gezmeye bayılıyor.Kimin kucağına giderse hadi addi diye gezme isteğini belirtiyor.En yakın arkadaşı mutfaktaki damacana.:)Her boş bıraktıgımız an soluğu damacananın yanında alıyor.Damacanayla bu güzel dostluğuna rağmen yıkanmaktan inanılmaz korkuyor.Doğdugundan beri hiç ağlamayan küçük kız şimdi küveti gördüğü an koşarak ...
yazının devamı için tıklayın

Anne-kız etkinliği:)

Cuma, 17 Eylül 2010
Anne-kız etkinliği:)   "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.( saffat suresi 102)Geçtiğimiz pazartesi minik kızımla birlikte Mine İzgi'nin aile içi iletişim konulu seminerine gittik.Gülru seminerin ilk yarım saatinden sonra uykuya teslim ...
yazının devamı için tıklayın

hayata kök salmak

Cuma, 17 Eylül 2010
hayata kök salmak   İnsan çocuk sahibi olunca hayata kök salmak istiyor...Bitimsiz olsun herşey,ölüm başkalarının başına gelen bir şey olsun istiyor. Yetmiş yaşlarında bir tanıdığımdan ufak bir rahatsızlığından sonra "Öleceğim diye çok korktum"cümlesini duyduktan sonra anladımki yaşlanmak ölüme yaklaşmak değil, hayata kopmaz bağlarla bağlanmakmış.Geçtiğimiz yıl benim için çok önemli birine bebek beklediğim ...
yazının devamı için tıklayın

Anneliğin bitmeyen vicdan azabı…

Cuma, 17 Eylül 2010
Anneliğin bitmeyen vicdan azabı...   Minik kızım üstten üç dişini zorlanarak çıkarmaya çalışıyor.Bellliki canı çok yanıyor.Bu acıların üzerine bir de anneden başkasının kucağında varlığımı devam ettiremem durumu varki;sağım solum,önüm arkam Gülru şeklinde dolaşıyorum.Şimdi günün yorgunluğuyla mışıl mışıl uyuyor.Bazen kucağıma gelmek için o kadar çok ağlıyorki,hayır diyorum,anlatıyorum,hafif yollu kızıyorum,yok,minicik bir kız tüm ...
yazının devamı için tıklayın

21 Nisan

Cuma, 17 Eylül 2010
21 Nisan   Kübra Gülru sekiz aylık... Artık her boş anında koltuklara tırmanan bir kızım var benim... Annen nerde diye sorulunca gözlerimin içine bakan, İnsanlar yüzüne baktığında gülümseyen, Uykusu gelince minicik elleriyle yüzünü ovuşturan, En keyifli anlarında çığlık atan, Su istediğinde abu abu diye seslenen... Her yeni yiyeceği büyük bir iştahla deneyen, Haşlanmış patatese bayılan, Her defasında ayağındaki çorapları ...
yazının devamı için tıklayın

Siz hiç acılarından şikayet eden bir çocuk gördünüz mü?

Cuma, 17 Eylül 2010
Siz hiç acılarından şikayet eden bir çocuk gördünüz mü?   Diş çıkartmaya çalışan bir miniğin annesiyseniz hissettiği her acı kanatır yüreğinizi.Minicik bir dişin çıkmasının bile ne kadar zahmetli oldugunu görünce herkes büyümenin bedelini ödüyor diye düşünüyorum.Geçenlerde kardeşimle ettiğimiz hoş sohbetllerin birinde “Abla galiba büyüdükçe nankörleşiyoruz.Gülru’nun dişi ağrıyor ama bundan şikayet etmiyor. Biz ...
yazının devamı için tıklayın

Anlaşılmak-Anlaşılamamak…İşte bütün mesele bu…

Cuma, 17 Eylül 2010
Anlaşılmak-Anlaşılamamak...İşte bütün mesele bu... Kızım nerdeyse yedi aylık oldu.Etrafımızda kızım dışında henüz konuşamayan bir kaç bebek daha var.Bir süredir ilişkiler üzerine kafa yorarken, konuşmayı beceremeyen ufacık bebeklerle kocaman insanlardan çok daha iyi anlaşabildiğimizi farkettim.Sonrasındaysa bunun duruş yerimizle alakalı olduguna karar verdim.Biz bebeklerimizle /çocuklarımızla sadece "anlamak "üzerine bir ilişkiye giriyoruz.Acıkmış mı,uykusu ...
yazının devamı için tıklayın

Hayatımıza eklenenler

Cuma, 17 Eylül 2010
Hayatımıza eklenenler   Altı ayı geride bıraktıktan sonra minik kızım süt dışında yeni tatlar denemeye başladı.İnsan çocuk yetişririrken anneliğin bile nasıl iki derin yarıkla ayrıldığını farkediyor.Önce doğum sürecinde başlıyor herşey.Sezeryan ve normal doğum ayrımında kalıyor anneler...Yani ne kadar cesursun testi bir anlamda.İlginç olan normal doğumla çocuk sahibi olmak kahraman olmakla esdeğer ...
yazının devamı için tıklayın